Aralık ayı, ayrılık ayı... Yıllar süren bir güvenden, yıl süren bir bağdan, dört elle sarılınan işin eski yoğunluğundan, neyse ki bir de çaresizlik hissinden. Bu ay o kadar sıkıntılı geçti ve öyle kırılma noktaları yaşadım ki, arkasından tam tersi muhteşem ve şu an kuluçkada bekleyen sürpriz olaylar olmazsa ya ben hayatın mesajını anladığımı sanmışım, ya da mesaj sadece benim anlamak istediğim bir şey. Ya Sikluslar yasası, Maya'nın gizemi veya çekim yasası bir hikâye ve bu hayat aslında bazılarının sandığı kadar gizemsiz, şifresiz, basit ve anlamsız...
Her olay ve durum bir şey öğretiyor ya insana, ben de öğrendiklerimi not ettiğim hayat kağıdımı özenle katlayıp sakladım şimdiye dek, her yeni olayda naifçe yazmaya devam ettim anılarımı belleğime. Olur ya, aynı olayları yaşarsam ikincisinde lâzım olur diyerek biriktirdim olayların ardından yazdığım özlü sözleri. Olur ya, hayat yapbozunu tamamlarken eksik birşey kalır, unuturum diye, beynimin ve hafızamın raflarına yerleştirdim anıların özetlerini. 2013, eğer bu yıl tavan yapmazsa işlerim, eğer yıkmazsam tabularımı, ya bende ya hayatımda bir şeyler ters demektir. Eğer potansiyelime yakınını ilk kez tam olarak kullanabilirsem bu yıl, tüm bitişler gebeyse yeni başlangıçlara, evet, o zaman devam her zamanki gibi inanmaya, güzel günlere, güneşli günlere, ama en önemlisi her kötü olayın bir öğretisinin, bir anlamının, bir mesajının olduğuna ve ardından doğacak güneşi haber verdiğine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder