18 Mart 2013 Pazartesi

Ya kazansaydım?

Ya kazansaydım?



Yağmur damlaları usulca vururken cama, alırsın eline kitabını, kahveni, başlarsın o gerçek ve sessiz dünyaya girmeye. Kimi zaman okuduklarından koparsın, sürüklemiştir seni diğer düşüncelere; maziye dalar, yitirdiklerini, ulaşamadıklarını anarsın bir bir...Yağmur damlaları eşlik eder karışık duygularının yarattığı gözyaşlarına. Gözyaşların dokunur yüreğine, acının derinliklerine daldıkça sağduyun hakimse başlarsın nedenselliği görmeye. Sonra birden uyanıverirsin gerçeğin farkındalığıyla, aslında acı çektiğin şeyler ve çektirenler zaten uzaklaşman gerekenlerdir, Tanrı'dan daha mı iyi bileceksin? Olmaması gerekeni acıyla kuşatmıştır görebilmen için. Sana başka nasıl seslenebilirdi? Seni korumuştur istediğini gerçekleştirmeyip, "acı çek ki uzaklaş" demiştir... Yaşarken sitem etmişsindir anlasan da sebebini, sonra sitem ettiğin kendin oluverirsin, görmeyi istemediğin ve belki göremediğin gerçekler için. Şöyle dersin sonunda: "Ya iyi olsaydı, kim koparabilirdi o zaman beni gözlerim ahenkle büyülenmişken ve sıralanmışken umutlarım gelecekten habersiz?". Akan her bir damla şükran duygusunun coşkunluğuyla, öngörünün farkındalığıyla dolar. Artık gerçekliği son bir sözle noktalayıp okuduğun metne geri dönmeye hazırsındır: "İyi ki yitirmişim, ya kazansaydım?". 11.01.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder