Ya kazansaydım?
Yağmur damlaları usulca vururken cama, alırsın eline kitabını,
kahveni, başlarsın o gerçek ve sessiz dünyaya girmeye. Kimi zaman
okuduklarından koparsın, sürüklemiştir seni diğer düşüncelere; maziye
dalar, yitirdiklerini, ulaşamadıklarını anarsın bir bir...Yağmur
damlaları eşlik eder karışık duygularının yarattığı gözyaşlarına.
Gözyaşların dokunur yüreğine, acının derinliklerine daldıkça sağduyun
hakimse başlarsın nedenselliği görmeye. Sonra birden uyanıverirsin
gerçeğin farkındalığıyla, aslında acı çektiğin şeyler ve çektirenler
zaten uzaklaşman gerekenlerdir, Tanrı'dan daha mı iyi bileceksin?
Olmaması gerekeni acıyla kuşatmıştır görebilmen için. Sana başka nasıl
seslenebilirdi? Seni korumuştur istediğini gerçekleştirmeyip, "acı çek
ki uzaklaş" demiştir... Yaşarken sitem etmişsindir anlasan da sebebini,
sonra sitem ettiğin kendin oluverirsin, görmeyi istemediğin ve belki
göremediğin gerçekler için. Şöyle dersin sonunda: "Ya iyi olsaydı, kim
koparabilirdi o zaman beni gözlerim ahenkle büyülenmişken ve
sıralanmışken umutlarım gelecekten habersiz?". Akan her bir damla şükran
duygusunun coşkunluğuyla, öngörünün farkındalığıyla dolar. Artık
gerçekliği son bir sözle noktalayıp okuduğun metne geri dönmeye
hazırsındır: "İyi ki yitirmişim, ya kazansaydım?". 11.01.2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder